29 Şubat 2012 Çarşamba

Bay K.

Bay K. hastalandığında çok üzülüyorum çünkü en yakın hissettiğim insan o. O da yakın hissediyor biliyorum, satır aralarında beni anlatıyor sürekli. Bay K. ye sabahları bakıyorum. Uyurken yüzünü inceliyorum. Yüzü çok pürüzsüz keşke derin izler olsa oralara saklansam. Bay K. beynimi okuyor gözlerini kırpıştırarak yanımdasın, hala gitmemişsin, sen varsın diyor. Bay K. umursamaz olamıyor bana karşı, çünkü yaşadığımız her anı paylaşıyoruz. O yanımdayken her dakikayı uyutabiliyor, aldatabiliyorum. O yokken zamana sığınıyorum. Bay K. her gün için yazı yazar bana gösterir usuldur yazıları. Biliyorum Bay K. hissedilen bir şey. Bay K. iyi davran kendine. Çok sevildiğini bil. Yokluğunun beni tozlandırdığını bil.

En kısa sürede Bay K. nin kendisini ağırlayacağım burada. Kendi sözlerini ölümsüzleştirecek. Tanıyamayacaksınız onu ama sizde hissedeceksiniz.

19 Şubat 2012 Pazar

Paradise City.


-Hayatta her şey bir çizgi ile sınırlandırılmış ve o çizgiye basarsan oyun biter.

Paradise City


-İçinden geldiği gibi davranırken yoruluyorsan eğer içinden gelen bu değil demektir.

http://fizy.com/#s/17s8kt

-Eğer sigara içerken elin titriyorsa kimin yanında içtiğinle alakalıdır bu durum. Saklamanın lüzumu yok.

http://fizy.com/#s/136wj8

Ve hayat tespit yaparak harcanan vakitlerin toplamı gibi geliyor. Halbuki hayat yaşanan bir şey değil, var olan da değil, yok olmaya yüz tutmuş bir şey de değil. Uzun yolda yürürken bedenindeki ağırlıkları tanımlama uğraşında yola bıraktıkların hayat. Karmakarışık. Konuşarak yol kat edemeyeceğin durumlar gibi. İşte yorulmadan şunları söylemek istedim. İnsan bazen kendini çok uzaklara fırlatıyor, onu arama heyecanı ve bulma anında yaşayacağı duygu yoğunluğu gizemli ve çekici geliyor. Düz olmak yerine uğurlarında kaybettikleri şeylerin azımsanmayacak derecede büyük oluşu beraberinde daha büyük buhranları getiriyor. Ama uygun bir zamanda buluşacak beden ve ruh. Öyle olmalı. İyi davranmanız dileğiyle kendinize.

Bay K.

11 Şubat 2012 Cumartesi


"-Ne olursa olsun bir gün kapına geldiğimde benimle sonsuza gideceğine söz ver. Bu fotoğraftaki insanlardan daha huzurlu olacağımıza söz ver."

Yanıtımı biliyor olmalı ki şu sıralar pek mutlu. Bu fotoğrafı atanı ayrıca yidiğimi belirtmek istiyorum. Sonsuzun başındayım sanırsam.

10 Şubat 2012 Cuma

Kayıt Yayınlanır. Dumur?!

-Her şey mümkün zorlarsan mutsuz olursun evet.

O kadar karışık ki olanlar yoruyor ama kar varken her şey örtülüyor.

-Duyuyorum, umuyorum, yanıbaşımda kar falan bir de bir paket sigara.

Varla yok arasında mekik dokudu her şey bir şarkı yetiyor varlığıma.

-Gece üstüme çıkmışken birilerine bir yerlerde bir şeyler söyleyenin ben olmadığımı düşününce saçmaladığımı ve biraz sonra bir sigara yakacağımı fark ettim.

Sol taraf boş, umursamaz olamam ki, herkes uyurken gökyüzüne bakamam ki, seni göremem ki..

-Mantığın amına korum boka sardığını düşünürsen ben de sigara içerken neden üşümek zorunda kaldığımı düşneceğim anlıyorsun değil mi? Hisset ateş ederim.

Hilal in isyanlarına benimkini ekleyemem açlıktan karnım guruldarken saat 02:02 iken tamam zorladım ama tüm bunların tek suçlusunu ben sacik olarak görüyorum. Başa alıcam.

-Hepiniz benim yarim olucaksınız. Ben ise sağ elimi solla avutucam.

Ve ne olacak ki? Daha ne olabilir ki? Ne olmalı? Kafam karıştı ellerim buz gibi. Sebep: The Beast.

-Az evvel sigarayı ve elmayı bırakmaya karar verdim sabah saat sekiz buçuğa kadar galiba hayatımın en kötü altı saati olacak. Allahım ben ne yaptım?!

Bu kadarım. Allahım bize nolur azıcık ucunndan ver. Ne olursa artık.

-Tanrı otuz birden vazgeçmediği müddetçe sevişmeden uyumayacağım.

Biz sevişmeye kaçar.

- hilale ait olanlar
diğerleri benim gibi çemçüğe ait. bu kayıt çoğalarak sürsün. hepinize bol horlu geceler. öperik.

9 Şubat 2012 Perşembe

Sigara için krize giren güzel insana, öpmek için aradığı güzel yer her daim kendini belli eder.

Ayrıca ateş ederim.

4 Şubat 2012 Cumartesi

Neden böyle ki?

X.

İnsanlar çok yalnız. Bunun nedeni olarak da takıntılarını görüyorum.

M.

Kimse Bilmez.


Kahve de koydum. Gelmen lazım artık. Gel yani. Sıkıldım beklemekten. Sevdiğim şarkıları sevemiyorum bence gelmelisin artık. Absürd noktalar bile oyalamıyor beni hayatta. Gel gel gel.

Böyle bahaneler sıralayıp sonra gel demek güzel oluyor.

http://fizy.com/s/1ajdje

3 Şubat 2012 Cuma

Biliş.


Ve hemen gidemedim
Ve artık gidemedim
Ve sonra hiç gidemedim
Kurtuluş’ta, son durakta bir tramvay ölüsü
Sanki ben
Öylece kalakaldım

Hepimiz kalakaldık
Elimizde tetiği çekilmeyen
Namlusu yönsüz bir tabanca gibi

E.C.

http://fizy.com/s/1d7emv

1 Şubat 2012 Çarşamba

Mintan.

Ocak ayının bitmesinin şokundaki bünye akratıyor...

Mintan kelimesini kullanan herkese saygılar. Çok çekicisiniz.

Vesikalık fotoğraf çekiminde yaşadığım stres ile anlatılan bir şeyi dinlemediğim fark edilip topun bana atılmasıyla yaşadığım stres yarışır sonuç olarak stresten çılgına dönmüş bir bünye.

Ya ben insanları unutamıyorum. Fotoğraf hafızamın iyi olduğunu bilirdim ama dıdısının dıdısının aylar önce gördüğümde ne giyindiği, yüzü, söyledikleri de çıksın artık aklımdan. Adını bilmediğim insanları beynimin özenle saklaması gerizekalı olduğumu düşünmeme sebebiyet veriyor.

En son okuduğum kitap "Uyuyan Adam" George Perec'ten.Ve kafa olarak dağıttı beni. Zaten son dönemlerde salaş bir hayatım var bu kitap ile çekilmek için kabuğumu arar oldum.

Acaba Erkin Gören albümüne bu kitaptan dolayı mı aynı adı verdi diye hala düşünüyorum.

O albümde en güzel şarkıyı seçemeyişimin nedeni "Ciddi Değildim".

Bazen Turgut Uyar'ı sever gibi seviyorum, silkinip kızım kendine gel diyorum. Biliyorum ki her insan uyumsuzluk ibaresi ölünceye dek.

Bugün Barış Manço'dan şarkı olmasa olmaz idi. Sevdiğim bir türkü ve Barış Manço sesli.

Gesi Bağları

Bu sene ağlamamak için hiç sıkmadım kendimi. Ağlamaktan hastahanelik oldum ve bundan bir çıkarım yaparsak ağlamak hiç bir şeyi çözmüyor. Annem hala hasta, hala çaresizim, hala dizlerine yatıp uyuyamıyorum, hala onun yaptığı yemekleri yiyemiyorum, hala yüzüne bakarken acı çekiyorum. Elimin altında erimiş vücudunu gördükçe düşünemiyorum.

Ve o kadar küçük şeyler var ki umursamıyorum, o küçük şeylerin yıktığı insanlık devlerini umursamıyorum, sözleri, yazılanları önemsemiyorum, varlıkları, yoklukları önemsemiyorum. Fanatik olan insanları da önemsemiyorum.Neyi önemsediğimi bilmiyorum. Ama önemsemiyorum.

Bazı insanlar çok iyi bana mı iyiler bilmiyorum ama iyilikleri beni çok etkiliyor.

Karda leğenle kaydım daha doğrusu kayamadım düştüm ve bundan utanmıyorum.

Bence dünyadaki en güzel ikili tahin pekmez. Çay simit de olabilir. Kapışırlar.

http://fizy.com/s/3wecpv


Bir kere kısa saçlı oldun mu uzatamıyorsun.







Veda yapmadan önce ustama saygılar sevgiler. Görüşme vakti geldi sanırsam.

Blog sana da bol karlı günler.